Bu günlerde dünyayı bir fotoğraf makinesinin objektifinden izliyorum ve bu bana güven veriyor; çevremdeki gerçekler çerçevelenip kesin olarak tanımlanmış gibi geliyor. Herşey, görüşümün ve belleğimin bir tür yardımcı organı, varlığımın bir uzantısı olan karenin içinde kapalı olduğu için onları kavrarken, evrenin uçsuz bucaksızlığından kaynaklanan o rahatsız edici baş dönmelerine kapılmıyorum...
İnsan gözü ile fotoğraf makinesinin objektifi arasındaki benzerlik, bu mesleğin ana ilkelerini bilen biri için gayet açıktır. Ancak karanlık odada çalışıldığında söz konusu olan bu benzerlik, genişlemeye başlar; gözlerimin önünde meydana gelen olay, içimizde, beynimizde gerçekleşen sürecin aynısıdır. Her ne kadar bu işlemi yıllardır yapıyor olsam da, görüntülerin kâğıt üzerinde belirdiğini her görüşümde ürpermeden edemiyorum; sanki ...... birinin bedeninin suyun dibinden bana doğru yükseldiğini görüyorum.
Paolo Maurensig
orsimus
14 Temmuz 2011 Perşembe
AĞIR SAAT
Kim ağlarsa şimdi dünyada bir yerde,
nedensiz ağlarsa dünyada,
bana ağlar.
nedensiz ağlarsa dünyada,
bana ağlar.
Kim gülerse şimdi bir yerde geceleyin,
nedensiz gülerse geceleyin,
bana güler.
nedensiz gülerse geceleyin,
bana güler.
Kim giderse şimdi dünyada bir yere,
nedensiz giderse dünyada,
bana gider.
nedensiz giderse dünyada,
bana gider.
Kim ölürse şimdi dünyada bir yerde,
nedensiz ölürse dünyada,
bana bakar.
RMR
nedensiz ölürse dünyada,
bana bakar.
ihtiyacım var bir ortaklığa
tek bir düşünce doğrultusunda
beni bir nesne gibi kuşatan,-
kalbinin kocaman ellerine-
(yönelseler onlar bana doğru)
sayıyorum Tanrı'm bozuk para gibi kendimi
ve senin hakkın var beni israf etmeye.
Rainer Maria Rilke
tek bir düşünce doğrultusunda
beni bir nesne gibi kuşatan,-
kalbinin kocaman ellerine-
(yönelseler onlar bana doğru)
sayıyorum Tanrı'm bozuk para gibi kendimi
ve senin hakkın var beni israf etmeye.
Rainer Maria Rilke
27 Haziran 2011 Pazartesi
23 Haziran 2011 Perşembe
Bugün bir şairin beynindeki ölümsüz fikirler düzeneğinin parçası olan ve yarın bir çiçek olarak açan veya gökyüzünün sonsuzluğunda yükselen tarlakuşunun ağzında, ışığa bir sevinç ilahisi şakıyan karbon zerreciği, tüm varlığın birliğinin derin ve anlamlı bir kanıtıydı benim için.
Malwida von Meysenburg
Malwida von Meysenburg
Je verse mon sang dans ton corps
Et je suis comme un oiseau mort quand toi tu dors
Et je suis comme un oiseau mort quand toi tu dors
ve tıpkı ölü bir kuş gibiyim sen uyuduğunda
13 Haziran 2011 Pazartesi
saat
akşamları alarm kurarken kendimi saatli bomba ayarlar gibi hissediyorum.
"patlamaya 6 saat 48 dk. var"
"patlamaya 6 saat 48 dk. var"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

